Yapılan yeni araştırmalar neticesinde, annelerdeki depresyon belirtilerinin çocuklara farklı biçimlerde yansıdığı artık biliniyor. Anne-çocuk arasındaki bu aktarım, bağışıklık sistemini değişime uğratabiliyor ve çocuk stresle zor başa çıkan bir kişiliğe sahip olabiliyor. Bu durum zaman zaman çocuğun psikolojik rahatsızlık sahibi olma riskini de artırıyor. Kısacası çocuk, annesinin ruhsal rahatsızlıklarından uzun vadede olumsuz etkilenebiliyor.
Peki ya babalar?
Bugünlerde erkeklerin ruh sağlığı toplum radarında; özellikle de babaların. Bu alandaki çalışmalar şimdilik yetersiz, ancak babaların ruh sağlığının, çocuk gelişiminde en az anneler kadar önemli bir yerde durduğu da bilinen bir gerçek.
Babalar çocuklar üzerinde güçlü bir etkiye sahip
Babaların ruh sağlığı ve ortak ebeveynlik için anneyle yapılan takım çalışması, çocukların ruhsal gelişimi açısından çok önemli. Yapılan araştırmalarda duyarlı ve destekleyici karaktere sahip babaların çocuklarının; ırk, sosyo-ekonomik durum ve cinsiyet fark etmeksizin, sosyal ilişkilerde ve iletişimde daha iyi oldukları gözlemleniyor.
Bu araştırmalar, aynı zamanda, zihinsel rahatsızlık geçirmiş babaların çocuklarının, sosyal ve duygusal olarak zorluk yaşayabilecek kişiliklere sahip olma riskinin de yüksek olabileceğine dikkat çekiyor. Bu durum, annelerin ruhsal bir rahatsızlığa sahip olmasının çocukta yarattığı etkiyle aynı.
Avustralya hükümetine bağlı Aile ve Sosyal Hizmetler Kurumu'nun, 10 bin Avustralyalı çocuk ve aile üzerinde yaptığı araştırmalarda ortaya çıkan bilgiler bu noktada oldukça dikkat çekici. Stres seviyesi yüksek olan veya hep stresli ortamlara maruz kalan babalar, çocuklarına karşı tutarsız davranışlar sergileyebiliyorlar. 8-9 yaşındaki çocuk, babasının stresli hayat alışkanlığından doğan davranışları soğuk, mesafeli ve düşmanca olarak algılayabiliyor.
Yeni yapılmaya başlanan başka bir araştırmada ise, destekleyici ve yardımcı roldeki babaların, çocuklarının ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkileri konuşuluyor.
Çocuklar, değişken ve istikrarsız davranışlara sahip ebeveynlerden çok; kendine güvenen, destekleyici ve yaşanan durumları doğru idare edebilen bir anne babaya ihtiyaç duyuyorlar.
Çocuk gelişiminde anne babaların ruhsal ve zihinsel durumlarının çok kritik bir yerde durduğunu anlamak önemli. Ruhsal durumları çok iyi olmayan babaların, annelere oranla ebeveynlikle ilgili konulara katılımcı olmadıkları ve ebeveynlik kavramına karşı bir özgüven geliştiremedikleri ortaya çıkıyor. Bunu kırmak için neler yapılabileceğine dair birkaç önerimiz var:
Araştırmalar, ebeveynlikle ilgili bilgileri merak eden tarafın sadece anne olmasının çocuk açısından yetersiz olduğunu ortaya koyarken; ebeveynliğe, anne kadar babanın da dahil olmasının çocuğun ruhsal gelişimi açısından önemli olduğunun altını çiziyor.